b o ş l u k

gap|space|hole|emptiness|blank|void

boşluk

1. Oyuk, çukur, kapanmamış yer.

2. Boş olan yer: “Utanmadan bıraktığı sakalında güve yeniği gibi boşluklar vardı.” -İ. O. Anar.

3. Kesinti, kopukluk.

4. Boş geçen süre: Bu boşluktan sıkılıyorum.

5. Eksiklik, yoksunluk duygusu: “Bağlama telleri, tef zilleri ses verdikçe duvarlarda moda dergilerinin boşlukta kalan orta sayfalan süs fenerleri gibi bir o yana, bir bu yana döndü.” -L. Tekin.

6. mec. Boş olma durumu: “O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor.” -R. H. Karay.

More stories about , ,

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

boşluk